Uzun ve yorucu bir çalışma maratonunun sonunda nihayet ipi göğüsleme zamanı geldi. Yani SBS, LYS vb. sınavlar gelip kapıya dayandı. Düzenli ve planlı çalışan her öğrenci sınavlardan korkmak için hiçbir sebep olmadığını bilir.
Ancak hayatımızda önemli etkiler oluşturacak olan tercihlerimizi belirlemede çok önemli bir rol oynadıkları için de büyük bir heyecan ve kaygı uyandırmaları kaçınılmaz olmaktadır.
Ölçülü bir kaygı ve heyecandan zarar gelmez, hatta bunlar başarıyı arttırıcı birer faktör bile olabilirler. Geleceği konusunda herhangi bir kaygı ya da heyecan duymayan bireylerden bir başarı beklenemeyeceği ortadadır.
Ancak bu duyguların psikolojimizi alt üst etmesine ve elimizi kolumuzu bağlamasına da müsaade etmemek gerekir. Çünkü her şeyde olduğu gibi kaygı ve heyecanın da fazlası zararlıdır.
O halde ne yapmalıyız?
Tabi ki teraziyi dengelememiz gerekiyor.
Öncelikle, yıl boyunca üzerimize düşeni yapıp çalışmalarımızı aksatmadan, günü gününe ve planlı programlı bir çalışma performansı göstermişsek korkacak bir şey olmadığını bilmeli ve üzerimize düşeni yapmış olmanın rahatlığı içinde, çalışmamızın karşılığı olan başarı ödülümüzü almaya gideceğimiz psikolojisi ile herhangi bir deneme sınavına gitme rahatlığı içinde sınav yerine gitmeliyiz.
Ancak yine de engel olamadığımız bir heyecan gelip göğüs kafesimize oturabilir. O zaman da sınava yakın zaman diliminde bir moral motivasyon dopingine ihtiyacımız olabilir. Bunun için, ailemizin ve yakın çevremizin desteğine ihtiyacımız olabileceği gibi, kendi kendimizi rahatlatıcı düşünceler geliştirmenin de yararı olabilir.
Özellikle, sınava bir iki gün kala uygun bir ortamda alınacak temiz bir hava ve sınavın başlatılması esnasında birkaç derin nefes alıp vermek inanılmaz bir rahatlama sağlayabilir. Çünkü bütün heyecanlar beyinde üretilir ve beynin sağlıklı çalışması için oksijen en büyük enerji kaynağıdır.
Neler Yapılmalı
Aileler, içtenlikle çocuklarının yanında olduklarını hissettirmeli, morallerini yüksek tutmalı, heyecanlarını paylaşarak hafifletmeli ve olumlu bir ortamın oluşmasını sağlamalı.
Sınav gecesi, uykunuzu kaçırabilecek durumlardan ve düşüncelerden uzak durarak yeterli bir uyku uyumalı.
Sınav sabahı mutlaka kahvaltı yapılmalı, mümkünse bal, kuru üzüm, incir, taze meyve suyu gibi beyne enerji veren gıdalardan oluşan bir kahvaltı tercih edilmeli.
Zaman kaybı ve sürprizler yaşamamak için, sınav yeri, okul, sınıf, sıra dahil önceden görülmeli, bunlarda bir sorun varsa gidermek için ilgililerle görüşülmeli; hatta mümkünse sınav günü trafiğe takılmamak için önceden daha sakin olabilecek alternatif güzergahlar belirlenmeli ve sınav sabahı mutlaka sınava makul bir süre kala evden yola çıkılmalı.
Sınavdan önce moralinizi bozabilecek her türlü ortam ve olaydan uzak durmalı, hatta sınavlar ve sistem hakkında ulu orta yapılan olumsuz konuşmalara kulak tıkamalı, gerekirse bu tür konuşmalar yapan kişilerden uzaklaşılmalı.
Sınav için gerekli belgeler akşamdan hazırlamalı, sabah evden çıkarken bir eksik olmadığından emin olup öyle yola çıkılmalı. Hatta heyecan sebebiyle öğrencinin unutma riski yüksek olduğundan bu konuda mutlaka yetişkinlerden yardım alınmalı.
Neler yapılmamalı
Sınava az bir zamanın kaldığı şu günlerde, fiziksel olumsuzluklar yaşamanıza yol açabilecek sportif etkinliklerden ve riskli bölgelerde piknik yapmaktan kaçınmalı.
Sınava doğru çalışma, beslenme ve dinlenme alışkanlıklarınızda ani ve köklü değişiklikler yapılmamalı.
Sınav gecesi uykusuz kalmamalı, uyku da abartılmamalı.
Sınav sabahı, kahvaltıda bünyenizin alışık olmadığı, rahatsızlık verebilecek gıdalardan ve kahvaltıyı abartmaktan sakınmalı.
Son hazırlıklar akşamdan tamamlanmalı, sınav sabahına bırakılmamalı.
Şayet elde olmayan bir aksilik olur da sınavda umduğumuz başarıyı elde edemezsek bunun dünyanın sonu olmadığını ve hayatın sınavlardan ibaret olmadığını da unutmamalıyız.
Unutmayın! Çalışan kazanır. Ve siz de çalıştınız. Şimdi başarma zamanı.
Hepinize başarılar.